SAĞLIK İÇİN HAREKET ŞART
(Bu videonun son 20 dk.sı Mindfulness Nefes Meditasyonudur. Bilgileri dinledikten sonra yapabilirsiniz. İster sadece birinci aşamayı yaparak sonlandırabilir, ister diğer aşamaları da deneyimlemeyi seçebilirsiniz. Unutmayın, bilgi deneyimle anlam kazanır. )
Harward Üniversitesi’ndeki araştırmalara göre normal insanlara sadece 8 hafta boyunca günde 40 dakika meditasyon yaptırılıyor. Meditasyondan önce ve sonra beyin emarları çekiliyor. Görülüyor ki resmen beyin yapılarında değişiklik olmuş.
Stres hormonları salgılayan amigdala ufalıyor ve yeni şeyler öğrenebilme, daha net düşünebilme, açık görebilme bölgesinde ( beyinde Serebral Korteks ) kalınlaşma , gri bölgede artış oluyor. Görüyorlar ki uzun zamandır meditasyon yapan insanların beyinlerine baktıklarında 50 yaşında birinin beyninin 25 yaşında birinin beynine benzediği ortaya çıkıyor. Yani genç kalmanın aslında yüzümüzde ya da cildimizde değil de genç kalmanın beyinle ilgili bir şey olduğunu hissediyorum. Beyni genç kalan kişi yeni şeyler öğrenebiliyor. Sürekli aynı düşünce huylarının ve alışkanlıkların içine hapis kalmamış oluyor. Daha çok değişebiliyor, daha iyi adapte olabiliyor, uyum sağlayabiliyor ve stres daha düşük oluyor. Bence genç kalmaktaki mantık ve anlayış bu olmalı diye düşünüyorum.
Hatırlayın hepimiz gençken ne kadar iyiydi hayat değil mi? Hayat bu kadar zor değildi ve sanki önümüz açıktı, diye düşünüyorum. Gençliğimizde kötü bir gençlik geçirmiş olsak bile yine de farklı bir hissiyatı var kanımca. Bunun nedeni büyük ihtimalle beynin fazla kalıplara girmemiş olmasından dolayı olmuş olabilir. Ve hayattan daha çok keyif almışızdır. Sorumluluklarımız arttıkça sınırlarımız da keskinleşmeye başladı. Daha çok kalıpların içine sıkıştırılıyoruz.
Tabiki cildimiz sarkabilir, yaşlanacağız, buruşacağız ama beynimiz genç kalabilir mi? Mesele bu..
Ve bunun için de bir tek meditasyon yapmak yeterli olabiliyor. İnanılmaz bir şey bu ne kadar güzel değil mi?…
…
Biz yoga yapıyoruz. Hareket ederek bedenimizi açıyoruz, esnetiyoruz, sıkıştırıp streç ediyoruz. Yogayı bu nedenle bir hareket olarak da algılayabiliriz. Bu çok normal. Ama bütün amaç bedeni meditasyona hazırlamak. Yoga aslında bir hal,bir oluş diyebiliriz.
Peki o zaman neden hareket yapıyoruz? Niye hareket etmek önemli?
Anatomiden öğrendiğim kadarıyla bedendeki her dokunun sağlıklı kalması için strese maruz kalması gerekiyor. Stresi kimi zaman kötü bir kelime olarak kullanıyoruz. Stres bize zarar veriyor şeklinde. Şu anda stresi iyi bir kelime olarak kullanıyorum. Dokuları stres altında tutmak gerekiyor ki, o doku uyarılsın ve sağlıklı kalsın.
İki şey dokuların bozulmasına sebep oluyor. Bir, yine fazla strese maruz kalmak. İki, yeteri kadar strese maruz kalmamak. Mesela her gün fiziksel bir iş yapıyorsan hamal olarak çalışıyorsan, sürekli ağır şeyler taşıyorsan, o zaman omurgan ve sırtındaki dokular, dizlerin vesaire fazla stresten dolayı yıpranmaya başlıyor. Diğeri ise daha çok oturan hareket etmeyenlerde oluyor. Yani sürekli oturmaktan dolayı bedenimiz aslında hastalanmaya başlıyor.
…
Peki ne şekilde dokuları zorlayacağız?
Dokuları ya streç ederek zorluyoruz o da yoga streçleri diye düşünebilirsiniz. Uzun uzun bedeni, uzuvlarını maksimuma doğru götürerek esnetmek ya da kası güçlendirerek çalıştırmak. Şu da olabilir hem streç edip hem güçlendirerek uzun bir pozda kalmak yine yoga hareketleri içerisinde olan bir tekniktir bu.. yani sürekli hareket etmiyorsun da zor bir yerde sabit bir şekilde kalıyorsun. Ve o zaman da bütün eklemlerin etrafındaki dokular vesaire güçlenmeye başlıyor.
Aynı zamanda zıplamanın çok önemli olduğu anlatılıyor. Kardiyovasküler çalışma çok önemli, çünkü kalbin güm güm atması ve akciğerlerin deli gibi çalışması, nefes nefese kalmak… Bu oradaki dokuları strese sokuyor ve dolayısıyla kalbin, akciğerlerin ve kan dolaşım sisteminin hatta bu bacaklara kadar iniyor. Bacakların daha sağlıklı olması için kalbin ve akciğerin daha sağlıklı olması gerekiyor.
Kısacası bedenin sağlıklı olması için çok çeşitli hareket gerekiyor.
…
Dolayısıyla hareketi hayatın içinde tutmak şart. Ve bu hareket hoşuna giden bir hareket olmak zorunda, yoksa eninde sonunda bırakıyorsun. Kendini zorla yazdırabilirsin bir spor merkezine. Yine bunların hepsi araştırmalar öğrendiğim kadarıyla Beden, hareket nedir? Niye hareket? diye sorduğumuzda, fizyoterapistlerin, işin uzmanlarının söyledikleri şu oluyor: Sevmediğin bir şeyi yapınca 2 senede bırakıyorsun. Sevdiğin ve haz alacağın, hoşuna gidecek, keyif alacağın bir hareket tarzı bulmak zorundasın ki hayatın içine doğal olarak dahil olmaya başlasın.
…
Kimisi hareket olarak danstan hoşalanabilir, kimisi yürümek ya da koşmak, kimisi aerobik, plates, zumba, halk oyunları vs. Kimi spor merkezinde grup halinde yapılan sporlardan hoşlanabilir, kimileri gezi, bisiklet, dağ sporları, yüzme vs. Ya da bizim yaptığımız yoga hareketleri olabilir. Ne yapıyorsak keyif alabilmeliyiz. Süreklilik istiyorsak severek yapmalıyız. O yüzden hoşunuza giden bir hareketi bulup hayatınıza dahil etmek zorundasınız. Sağlıklı kalmak için benim şimdiye kadar hareketten anladığım şey bu. Hiç bir hareket diğerine göre de üstün değil.
Şu da faydalı, harekette ne kadar çeşitlilik varsa bedenin o kadar hoşuna gidiyor ve dokular için çok sağlıklı oluyor. Bazen hızlı hızlı zıplamak, bazen uzun yavaş olmak, bazen sert olmak, bazen yumuşak olmak gibi… Bedenin genel sağlığı için ne kadar çeşitli hareket olursa ve ne kadar yönden dokular zorlanırsa o kadar iyi oluyor.
Son söz olarak
Biz online haftada iki yoga nefes ve meditasyon çalışmaları yapıyoruz. Harekete dair ve sağlıklı olmaya dair söylenenlerin çoğunu yoganın içinde buluyoruz. Bu çalışmaları mümkün mü haftanın en az üç gününe ya da beş gününe yaymak ya da keyif alarak yapabileceğimiz başka hareketler yapmak mümkün mü?
Hareketle kalın, yogayla kalın.