KÜÇÜK PRENS

“Küçük Prens”  kitabı öğretmenlik hayatımda hep karşıma çıkmıştır. Yüzlerce çocuk kitabı okumama rağmen  nedense bu kitabı hiç okumadım. Belki hiç dikkatimi çekmedi belki de kısa cümlelerle yazıldığından fazla basit geldi. Ya da ilginç bir şekilde bu kitap bana ulaşamadı. Her şeyin bir zamanı vardır derler ya gerçekten de öyle. Eğer bu kitabı yirmi sene önce okumuş olsaydım eminim anlamaz öylesine bir kitap, der geçer giderdim.

Bazen hayat bize bir şeylerin farkına varmamız için işaretler gönderir. Dikkatini çeker. Mesela bir film olur, okuduğun bir yazı, gördüğün bir resim  ya da ses olur. Bana da bir dizinin içinden seslendi. Dizinin bir bölümünde “Küçük Prens” kitabının içinden küçük pasajlar okuyorlardı. Hoşuma gitti, çok beğendim. Kitabın basit cümlelerle ifade ediliyor olmasına rağmen derin anlamlar içermesi beni etkiledi. Sonra tesadüf… filmine rastladım izledim ve kitabı alıp, büyük bir heyecanla bir çırpıda okudum. Bir çocuk masalı olmasına rağmen büyüklere yazılmış zamansız, inanılmaz güzel bir masal kitabı. Aynı zamanda farklı yaşlarda okuyup farklı anlamlar çıkarılabilecek felsefik bir kitap da diyebiliriz. Sahra çölüne düşen bir pilotun Küçük Prens’le karşılaşması, Küçük Prens’in gezdiği gezegenler, onlar hakkındaki düşünceleri ve tabi ki tilki ve Küçük Prens’in gülü, evcilleştirmenin bir şeylere bağlanmanın güzelliği ve bir o kadar da zor oluşu anlatılıyor.

Benim için en etkileyici olan bölüm şuydu:

“Hoşça kal.” dedi Küçük Prens

“Hoşça git.” dedi tilki. “Vereceğim sır çok basit. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.”

Küçük Prens unutmamak için tekrarladı:

“Gerçeğin mayası gözle görülmez.”

Bu sözler beni derinden etkiledi. Basit ve yalın bir şekilde doğruya ve hakikate nasıl ulaşacağını o kadar güzel anlatıyor ki, yaşadığımız dünyanın kavramsal, duyu organlarımızla algılayabildiğimiz  bir illüzyon olduğunu, gerçekliğinse  bütün kavramların ötesinde duyuların ötesinde, anlatılmaz, ancak yüreğimizde hissederek yaşanabileceğine  dikkat çekiyor. Tabi ki bunun da ne olduğunu anlayabilirsek…  Ve devam ediyor:

“Gülünü bunca önemli kılan uğrunda harcadığın zamandır.”

Küçük Prens unutmamak için tekrarladı:

“Uğrunda harcadığın zamandır.”  Yani kısacası dostluk zaman ister, emek ister, gönülden bakmayı ister, diyor. Yine başka bir bölümünde:

“Ancak evcilleştirdiğin şeyleri tanıyabilirsin.” dedi tilki.  “İnsanların  tanımaya ayıracak vakitleri yok artık. Hazır şeyler  alıyorlar dükkanlardan. Dost satan dükkanlar olmadığı için, insanların da dostu olmuyor hiç. Ne kadar yalnızlaştığımız ancak böyle bir benzetmeyle anlatılabilrdi.

Paylaşılacak çok bölüm var. Tekrar tekrar okunası bir kitap diye düşünüyorum.

Çocuklarımızın gözünden kendimizi tanıyabilmek, hayal gücünü hep canlı tutmak ve içimizdeki çocuğu hep hatırlamak dileğiyle.

Sevgiyle ve aşkla.

HAVVA UYAR

30.04.2021

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
14 Ağustos 2021
15 Ağustos 2021
14 Ağustos 2021
14 Ağustos 2021
15 Ağustos 2021
YORUMLAR

  1. Ramazan Işık dedi ki:

    Okumak, okumak, okumak. Doyumsuz mutluluk. Sizi okuyordum zaten, okunmaya devam edeceğim öğretmenim. İyi ki varsınız, iyi ki yazıyorsunuz. Sevgiler, saygılar bizden.

    1. Yogaewa dedi ki:

      Öğrenmek ve öğretmek ruhumuzda var. Bilinçle seçtiğim bir meslek olmamasına rağmen hayatıma katkısı çok oldu. Yine başka bir alandan öğrenmeye ve öğretmeye devam ediyorum. Hayat yanımızda olsun. Kolaylık ve neşeyle olsun.